
Bir sorunun cevabıdır iyilik.
Öylesine ağızdan çıkıveren bir sorunun.
Bir hal hatır merakının cevabıdır.
Bana yapılan iyilikler benim verdiğim yanıtlarda beliriveriyor.
Ben iyiyim diyorum ya iyilik yapanı sormak gereksiz.
Çünkü ben iyiyim diyebiliyorsam

dedirten; kendimi
iyi diye biliyorsam bana iyiliği bildiren
iyiliği veren sonsuz iyilik sahibidir. Eğer iyi insanlarla karşılaşıyorsam

İyi insanlarla birlikteysem

Biri için iyi diye biliyorsam

İyi olmaya çalışıyorsam
İyi diye biliniyorsam
Bana en büyük iyiliği yapan O'dur.İyilikleri kötülüklerden ayrı tutabiliyorsam yine bir iyilik neticesindendir.
Bana ayırt etme yeteneği veren O'dur.
O'nun ihsanı öyledir ki kendisiyle beraber olmanın da anahtarını vermiştir.
"O sakınan ve daima iyilik yapan kimselerle beraberdir." ( Nahl 128 )
Bir de beraberliğe ulaşmam zor olmasın diye hayırsızdan hayırlıya geçişimi hicret
eylemiş

pişmanlıklarıma tövbeyi ve ardından affolunmayı müjdelemiştir.
O ki benim kötü bildiklerimi bile benim iyiliğim için vermiştir.
Ve.
Bugün bana sorulan "nasılsın?" sorusunun anlamı daha farklı.
Çünkü halimi soranlara

beni hatırlatıp da benim isminin önüne iyi sıfatını konduracağım kişilerin vefasını
kalplere yerleştiren Ondan başkası değildir. Benim yanıtımda bana yapılan bu kadar iyiliğe karşı bir nevi minnet borcu.
"İyiyim

çok şükür"
İyi oldurana

dilime iyi kelimesini dolayana binlerce şükür.
Sorunun başka türlüsü de bir gün benim dışımda herkese sorulacak.
O zaman bir kelime daha eklenecek soruya?
Aynı zamanda zaman kipi değişecek sorunun.
Yeni soru "nasıl bilirdiniz?" olacak.
Sorunun muhatabı olamayacağım.Cevabın sahibi hatta şahidi bile olamayacağım.
Geçmişte kalacağımın

bu cevaptan sonra artık hiçbir cümlenin öznesi olamayacağımın
ilk kanıtı

ilk belirtisi bu soru.
İyi bilinenlerden olmak duasıyla.