+ Doğu Akdeniz Üniversitesi Forum :: DoguAkdeniz.com | Doğu Akdeniz Üniversitesi`nin En Büyük Kampüsü
 Son Mesajlar

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:

Reklamlar

YENİ KAYIT YAPTIRACAK ÖĞRENCİLER

Doğu Akdeniz Üniversitesi Hakkındaki Sorularınız Buraya..

Girne Amerikan Üniversitesi Hakkındaki Sorularınız Buraya..

Yakın Doğu Üniversitesi Hakkındaki Sorularınız Buraya..

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hakkındaki Sorularınız Buraya..

Lefke Avrupa Üniversitesi Hakkındaki Sorularınız Buraya..

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Hakkındaki Sorularınız Buraya..

 

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : Dün 10:40:48 
Başlatan reddragon - Son mesaj Gönderen: eviL
evet yok maalesef..

 2 
 : Dün 10:40:16 
Başlatan reddragon - Son mesaj Gönderen: eviL
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap buradan takip edebilirsiniz.

 3 
 : Dün 10:38:51 
Başlatan ebay - Son mesaj Gönderen: eviL
TSK Erkek öğrenci yurdunda 430 TL karşılığında aylık olarak kalabilirsiniz.. Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.tskev.org.tr
bu adresten takip edebilirsiniz..

 4 
 : 01 Şubat 2012, 12:12:45 
Başlatan eviL - Son mesaj Gönderen: deercu
link kırık hiçbişey yok.

 5 
 : 01 Şubat 2012, 06:02:55 
Başlatan ebay - Son mesaj Gönderen: ebay
Merhaba evil öncelikle bizleri bilgilendirdiğin için teşekkür ederim.Gerçekten çok faydası oluyor.Aklımızdaki soru işaretlerini gideriyorsun.Belki cevaplamışsındır ama ben göremedim, bana çok gerekli olan bir konu vardı.Ben kısmet olursa Şubat ayının 5nde Kıbrıs'a gelmeyi düşünüyorum.Okul için olucak gelişim.Önce gelmemin sebepleri hem tanımak hemde azda olsa maddi problemleri halletmekti.Siz daha önce bi yazınızda Orduevleri olsun misafir haneleri olsun sivil alıyor demiştiniz.Bu sivilden kastınız öğrenci sivilmi yoksa hertürlü sivilmi? Çünkü benim tek başıma şuanda ev tutmam biraz zor.Eğer Aylık kiralık evler hakkında bilgin varsa onuda söyleyebilir misin? Umarım yardımcı olursun..Teşekkürler..Bu arada asker çocuğu değilim.

 6 
 : 30 Ocak 2012, 20:35:02 
Başlatan eviL - Son mesaj Gönderen: cans_
bütün ders notu şifrelerini gönderebilir misiniz? teşekkürler...

 7 
 : 26 Ocak 2012, 13:58:37 
Başlatan Mountain - Son mesaj Gönderen: Mountain
Bundan yıllar önce ben on iki yaşındayken annemle bir yaşlı kadının evine misafirliğe gitmiştik. Ev iki katlı ahşap bir evdi. Girişte kocaman tahta kapı vardı. Kapıdan girince zemin kat topraktı. Birkaç adım sonra tahta merdiven önüne geliniyor ve yukarı çıkılıyordu. Zemin katın ortasında kenarları demir, tahtadan kocaman bir kapak dikkatimi çekti. Demek ki, oradan yeraltına iniliyordu. Acaba orada ne vardı?

Yukarı çıktık. Nasılsın, iyi misin faslından sonra, annemle o yaşlı kadın koyu muhabbete daldılar. Çay, bisküvi ikramı derken, yaşlı kadın Arap Dede’den bahsetmeye başladı ve şunları söyledi: “ Arap Dede, benim kocamdı. Yıllar önce vefat etti. Evin yanındaki Sinan Bey camisinde imamlık yapıyordu. Vasiyeti üzerine girişteki zemin katın altına gömüldü. Oradaki tahta kapak mutlaka dikkatini çekmiştir, Serdar. “

“ Girişte hemen fark ettim. Orada mı yatıyor Arap Dede? “
“ Sen çok uyanık bir çocuksun. Bu anlatacaklarımı unutma. “
“ Hele sen anlat. Merak etme unutmam. “
“ Her sabah zemin katın altına inip Arap Dede’nin kabri başında Fatiha okurum. Takunyalarının biri orada, biri buradadır. Onları yan yana koyarım. Su ibriği yarıya kadar su doludur. Onu tekrar ağzına kadar doldururum. Duvarda tahtadan bir askı vardır. Orada asılı ıslak havluyu temiz, kuru bir havluyla değiştiririm. Kısaca Arap Dede gece kalkıp abdest alıp, namaz kılıyor. “

Derin bir sessizlik oldu. Birkaç dakika konuşan olmadı. Sessizliği yaşlı kadın bozdu:
“ Hadi desen ki Arap Dede kalkmıyor, farz et ki, fareler diyelim, fareler takunyaları /Takunya: Tahtadan yapılmış bir tür terlik / dağıtıyorlar. İbrikten su içiyorlar. Birazını yere döküyorlar. İbriğin etrafı hep ıslak oluyor. Yerden belki 1.5 metre yüksekteki havlu nasıl ıslanıyor, duvara asılı askı kuru olduğu halde? Ben inanıyorum Arap Dede’nin geceleri kalkıp abdest alıp namaz kıldığına. “

Olayı yıllar içinde bilmem kaç defa tanıdıklara, arkadaşlara anlattım. Bir kişi bile çıkıp böyle şey olmaz demedi. Nedeni bilinmez bir korku duydukları kesin. İnsanlar nedense böylesine dini konuları derinlemesine irdelemeye yanaşmıyorlar. Hoca, imam, hafız gibi dini konularda eğitim görmüş insanlarla konuşurken bir konu hakkında çerçeveyi genişletmeye çalıştığımda:

Sus, öyle şeyler söyleme, günaha girersin, diye tepki gösterenlerle ve çatılmış kaşlarla karşılaştım. Benim kalbimde kötülük yok, niye günaha gireyim ki? Araştırmak, soruşturmak, öğrenmeye çalışmak kötü bir şey mi? Soru sormayan ne öğrenmiş? Her neyse, ben de yıllardır Arap Dede’nin geceleri kalkıp namaz kılıp kılmadığını gerçekten merak eder dururum.

BİTTİ

Yazan: Serdar Yıldırım

 8 
 : 26 Ocak 2012, 13:52:53 
Başlatan Mountain - Son mesaj Gönderen: Mountain
Baba koç sürüden ayrılıp dere kenarına gitmiş. Bakmış ki, bir yavru kurt su içiyor. Hemen bir ağacın arkasına saklanmış. Yavru kurt su içtikten sonra baba koç ortaya çıkmış. Baba koçun sivri boynuzlarını gören yavru kurt kaçmaya başlamış. Baba koç ilerdeki kayaların arasında yavru kurdu sıkıştırmış. Çaresiz kalan yavru kurt şöyle demiş:

“ Ama baba koç, ben sana ne yaptım ki? Neden beni öldürmek istiyorsun? Suçum neyse söyle de bileyim? “

Baba koç:

“ Senin suçun kurt yavrusu olman. Belki şimdilik koyun sürülerine saldıramıyorsun ama kısa bir süre sonra can almaya başlarsın. Kurt milletini bilirim ben, acımasızca saldırırlar sürülere. Yıllardır ne koçlar, ne koyunlar, ne kuzular parçalandı gözlerimin önünde. Şimdiye kadar hep bizden gitti, bir de sizden gitsin. Öleceksin yavru kurt “  demiş.

Baba koçun üstüne doğru geldiğini gören yavru kurt:

“ Senin yanlışın var baba koç. Kimseye zararım dokunmadı benim “ demiş.

Bunun üzerine baba koç bağırmış:

“ Dokunmadı ama dokunacak. Sen de sürülere saldırıp can alacaksın. “

Yavru kurt:

“ Baba koç, sen kendinle çelişki içindesin. Hem can alanlara düşmansın, hem de can almak istiyorsun. Fikirlerin birbirini tutmuyor. Sorarım sana beni öldürürsen katil olmayacak mısın? O zaman sana ne derler: Katil baba koç. Haydi, şimdi gücün yeterse gel öldür beni “ demiş. Yavru kurt, hoplayıp-zıplarken baba koçun şaşkınlığından faydalanıp kaçmış.

Baba koç tekrar sürüye dönmüş. Onu gören Çoban Osman kaval çalmayı bırakıp:

“ Ne haber, baba koç? Hiç sağına, soluna bakmıyorsun? Bir selam vermek de mi yok? “ diye sormuş.       

“ Sen benim kusuruma bakma be Osman Efendi. Öyle dalmış gidiyordum işte. “

“ Boş ver şimdi dalgıçlığı baba koç. Gel otur şöyle yamacıma. Söyle bakalım, nerelere gider, nerelerden gelirsin? “

“ Ha şu mesele. Biraz susamıştım da, dere kenarına gitmiştim. “

“ Eee, sonra? “

“ Sonrası gittim, döndüm işte. “

“ Onu biliyoruz gittin döndün ama canını sıkan her neyse oralarda bir şeyler olmuş. Gözün dünyayı görmüyor. Haydi, anlat be baba koç, ne olur, bak yalvarıyorum sana. Anlatıver gitsin, sen sıkıntıdan kurtul, ben de meraktan. “

“ Aslında bir şey olmadı gibi, ama oldu gibi de. “

“ Yaşa be baba koç, kulaklarımı dört açtım seni dinliyorum. “

Baba koç olanları anlatmış. Yavru kurdu elinden kaçırdığı için üzüntüsünün sonsuz olduğunu söylemiş. Çoban Osman ise, üzülmemesini, olanları birkaç gün sonra unutacağını söyleyip, baba koçu teselli etmiş.

Aradan iki yıl geçmiş. Bu sürede kurtların koyun sürülerine saldırıları aralıksız devam etmiş. Önceleri küçük gruplar halinde gelen kurtlar son bir yıldır sayıları yüzü bulan tek bir grup halinde gelerek ölüm saçmaya başlamışlar. Bu kurtların başkanı kızıl kurdun adını anmak, yüreklerde korku uyandırmaya yetiyormuş. Kızıl kurt, çevredeki son koyun sürüsüne saldırı için, kurtlarına emir vermiş:

“ Söylediğim gibi, sadece baba koç sağ kalacak, diğer koyunlar, çoban köpekleri ve çoban parça parça edilecek. Haydi kurtlarım, hücum..”

Kurtlar tarafından sarıldıklarını gören Çoban Osman’ın içi cız etmiş: “ Olacağı buydu, sonunda kızıl kurt bizi de buldu. Ama mecburduk be, günlerdir ağılda kapalıydı koyunlar. Yeter ki, kızıl kurttan uzak duralım, aç kalalım da canımız var olsun diyorlardı, diyorlardı da, nereye kadar? Bir koyun kaç gün açlığa dayanır? Sonunda birkaç saatliğine çıktık meraya ve yakalandık. Belki milyonda bir kurtuluş şansımız var, ama bakarsın o milyonda bir şans bize güler. Daha her şey bitmedi. “

Bu düşünceler birkaç saniyede Çoban Osman’ın aklından geçmiş ve elinde tuttuğu tüfeğini kaldırıp tetiğe basmış. Bir kurt cansız yere düşerken, sesten irkilen çoban köpekleri ve koyunlar, hemen savunma durumuna geçmişler. Meradaki tek ağacın üstünde bulunan Çoban Osman bir yandan tüfeğini ateşlerken, diğer yandan da sürüye komut vermeye başlamış. Ağacın dibinde kuzular, kuzuların çevresinde koyunlar, koyunların çevresinde koçlar, koçların çevresinde on tane çoban köpeği birer daire çizmiş.

Çoban köpekleri, dört bir yandan dalgalar halinde gelen kurtların üstüne kahramanca atılmış. Korkunç bir savaş başlamış. Bu sırada aradan sıyrılan kurtlar koçlarla burun buruna gelmiş. Koyunlar melemiş, kuzular meleşmiş. Çoban köpeklerinin ölmesi kurtları galeyana getirmiş. Kurtlar, çığlıklar atarak sürüye dalmış. Koçlar, koyunlar, kuzular birer birer parçalanmış ve koca sürüden yalnızca baba koç kalmış. Çevresi kurtlar tarafından sarılan baba koç, gözlerinin kararmasına, başının dönmesine karşın, güçlükle ayakta duruyor, ama bazen dizlerinin üstüne düşerek kurtların alaylarına hedef oluyormuş. Az sonra kızıl kurt ağır adımlarla karşıki tepeden aşağı inerken, baba koç: “ Korktuğum başıma geldi. Kızıl kurt yavru kurtmuş “ demiş içinden.

Kızıl kurt iki yıl önceki yavru kurt olduğunu söylemiş ve şöyle demiş: “ Baba koç, eğer beni yenersen kurtlarım sana dokunmayacaklar ve dağlara dönecekler. Benim dişlerim varsa senin de boynuzların var. Yaşamın sana bağlı, kolla kendini. “

Yorgun baba koç, ağzından köpükler saçarak gelen kızıl kurdun ilk ataklarını güçlükle karşılamış. Geçen zaman baba koçun yararınaymış ve sivri boynuzlarını kızıl kurdun karnına takan baba koç, onu kaldırdığı gibi yere vurmuş. Kızıl kurdun cansız yere serildiğini gören kurtlar çekip gitmişler. Daha sonra pek çok kurt avlayan fakat kurşunlarının bitmesi üzerine çaresiz kalan  Çoban Osman  ağaçtan inmiş ve perişan durumdaki baba koçu sırtına alarak birlikte köye dönmüşler.

SON

Yazan: Serdar Yıldırım

 9 
 : 24 Ocak 2012, 19:00:38 
Başlatan reddragon - Son mesaj Gönderen: reddragon
% 50 burslar için yıllık ödememiz gereken fiyat nedir bölüm ve burslu fiyatları yardım ederseniz sevinirim

 10 
 : 20 Ocak 2012, 23:19:46 
Başlatan reddragon - Son mesaj Gönderen: reddragon
üniversitenizde tam burslu ygs den alan bölüm yok sanırım arastrma yaptım goremedım yardım edersenız sevınırım

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
Arsiv
Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC


27 Ocak 2012, 14:19:19 Bu Sayfa 0.185 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu


DoguAkdeniz.Com
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat

Linkler: Girne Amerikan Üniversitesi