+ Doğu Akdeniz Üniversitesi Forum :: DoguAkdeniz.com | Doğu Akdeniz Üniversitesi`nin En Büyük Kampüsü » Eğitim & Öğretim » Ödevler
  TÜrk Devlet Felsefesİ

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:

Reklamlar

YENİ KAYIT YAPTIRACAK ÖĞRENCİLER

Doğu Akdeniz Üniversitesi Hakkındaki Sorularınız Buraya..

Girne Amerikan Üniversitesi Hakkındaki Sorularınız Buraya..

Yakın Doğu Üniversitesi Hakkındaki Sorularınız Buraya..

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hakkındaki Sorularınız Buraya..

Lefke Avrupa Üniversitesi Hakkındaki Sorularınız Buraya..

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Hakkındaki Sorularınız Buraya..

 

Sayfa: [1]
Konu: TÜrk Devlet Felsefesİ  (Okunma Sayısı 362 defa) Seçenekler
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 16 Ağustos 2009, 19:47:15 »
hayaletimsi
Günün Kahramanı
*****

Avatar Yok



Teşekkür: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 618


Üyelik Bilgileri
TÜrk Devlet Felsefesİ




TÜRK DEVLET FELSEFESİ Türklerde Devlet kavramı : Devlet : Bir hükümet idaresinde teşkilatlandırılmış olan siyasi topluluk.(1) Devlet kurmak millet olmanın tabii bir gereği değildir. Hiç devlet kurmamış milletler tarihte mevcuttur. Ama Türk milletinin “devlet kurma” tecrübesi çok eskilerden başlayıp aralıksız devam etmiştir. Bu devlet hayatı Türk milletinin şuurunda kök salmıştır. Türk milleti, bekasını devletiyle bir gördüğü için tarih boyunca Türk devletlerinde biri yıkılırken diğeri onun boşluğunu doldurmuştur. Farklı mekanlarda kurulmuş olmalarına rağmen Türk devletlerinde aynı özellikler, aynı telakkiler görülmesi Türklerde mevcut devlet felsefesine delildir. Bu felsefi temelde; devletin nazariyelerle değil toplumun eğilimlerine ve günün şartlarına göre kurulabileceği esas alınmıştır. Göçebelik döneminde her an baskına maruz kalma ihtimali her ferdin devlet hayatında görev almasını icap ettiriyordu. Her bireyin ne yapacağını bilmesi onlarda “düzen” fikrini yerleştiriyordu. Ayrıca büyük kitlelerin göç hareketlerini organize etmek sıkı bir “disiplin”le mümkündü. Bu düzen ve disiplin unsuru Türklerin devlet kurmalarında önemli fayda sağlamıştır. Devleti etkileyen önemli faktörlerden biride o milletin “dini”dir. Eski yunanda tanrılar belli bir siteye aitti, ve yabancıların o siteye girmesine müsaade edilmezdi. Bu kapalı din, “kapalı bir devletin” yani “site devletinin” doğuşuna sebep oldu. Türk milletinin bir dünya devleti kurmayı amaç edinmesinin itici gücünü Türklerin dininde aramak gerekir. Milletler felsefelerini hayattan alırlar. Dinleri, soyları, sosyal içgüdüleri tarihi gelişmeleri kültür düzeyleri ekonomik durumları felsefelerini etkiler. Felsefeleri de efsanelerinde, masallarında, destan, atasözü ve deyimlerde gizlidir. Milletler devletlerine de kendi felsefelerine göre anlam verirler. Orhun Abidelerinde “il” kelimesi devlet anlamında kullanılmaktadır.(2) Kaşgarlı Mahmud’un lugatın da da “il”in “sulh,barış” manasında kullanıldığı görülür. “il” kelimesinin bu 2 değişik anlamı Eski Türklerde “barış” ile “devletin” birbirine nasıl bağlı olduklarını gösterir. “il” eski Hunlar dan beri toprağı ile halkını töreye uygun şekilde koruyan içerde barışı sağlayan bir kuruluştur. Devlet idaresi genel olarak “tutmak” fiili ile ifade edilirdi. Devletin yıkılışı “il kaybolmuş, kaçışmış” gibi kelimelerle ile ifade edilirdi. Devlet kurmak “kazganmak” şeklinde ifade edilirdi. Eski Türklerdeki “il” kelimesinin yerini bugünkü Türkçe’de İslamiyet ile dilimize giren “devlet” almıştır. Batı dillerinde devleti ifade eden kelimeler Latince “durmak” “yerleşmek” “ikamet etmek” manalarındaki “state” fiilinden yapılan “status” dan gelen “etat” “state”, “stat” gibi kelimelerdir. Devlet, D.V.L kökünden alınmış bir isimdir. D.V.L nin anlamı ise “hareket ettirmek, döndürmek dolaştırmak, işleri çekip çevirmek” tir Yani Latinler devlete ”statik” müslümanlar ise “dinamik” bir değer atfetmişlerdir. Latinler yerleşik olmayan topluluklara devlet denmeyeceğini ifade etmektedirler. (1) Ferit Develioğlu ; Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lugatı S.181 (2) Muharrem Ergin ; Orhun Abideleri S.98 Türk Devletinin Doğuşu Yüzyıllar boyu yaşanan müşterek olaylar toplumları millet olma yoluna doğru iter. Tarihi yapanlarda yine büyük milletlerdir. Toplumlar yaşadıkları coğrafyanın etkisi altındadırlar. İlk Türkler Orta Asya bozkırlarında tarih sahnesinde göründüler. İktisadi uğraşları hayvancılık olan bu ilk Türkler için Orta Asya otlak ver su bakımından pek cömert değildi. Konar-göçer topluluklar halinde idiler. Düşmanla ne zaman karşılaşılacağı bilinmediğinden her an savaşa hazır olmak zorundaydılar. Böyle bir tehlike altında yaşayan insanların teşkilatlanmaya önem vermeleri tabii idi. Devlet ailelerin bir genişlemesidir. Hayatın haşinliğine karşı mücadele gücünden yoksun çocukları korumayı gaye edinen ailenin en önemli özelliği Türk devletinin de bir özelliği haline gelmiştir. Türk devleti “babalık” görevini yüklenmiştir.
Facebook'da Paylaş Logged
Sayfa: [1]
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv
Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC


21 Mayıs 2012, 22:01:29 Bu Sayfa 0.059 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu


DoguAkdeniz.Com
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat

Linkler: Girne Amerikan Üniversitesi